İmar planları, yerleşim alanlarının sistemli, dengeli ve düzenli bir şekilde yapılaşmasını sağlamak amacıyla hazırlanan hukuki belgelerdir. Bu planlar, şehirlerin sosyo-ekonomik gelişiminin daha iyi sağlanması ve kentleşmenin kontrollü gerçekleştirilmesi için yapılmaktadır. Kamu yararına yönelik olan söz konusu imar planları, aynı zamanda bireylerin mülkiyet haklarını ilgilendiren birtakım düzenlemeler de içermektedir. Ancak bazen bu planların hazırlanmasında veya uygulanmasında bir takım hukuka aykırı durumlar ortaya çıkabilmektedir. Bu şekildeki bir hukuka aykırılıkla karşılaşan bireyler veya kurumlar bahse konu imar planlarının iptali için idari yargıda dava açma yoluna gidebilmektedirler. Bu makalede, imar planlarının iptali davasına ilişkin hukuki süreçler, dava açma şartları ve dikkat edilmesi gereken hususlar incelenecektir.
İmar planlarının iptaline ilişkin davalar, İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) çerçevesinde açılan iptal davalarıdır. İptal davalarının amacı, hukuka aykırı bir şekilde düzenlenen ve/veya uygulanan hukuki düzenlemelerin ortadan kaldırılmasıdır. İptal davalarında davacılar, ilgili imar planının hukuka aykırılığı iddiasında bulunarak mahkemeden söz konusu imar planının iptali isteminde bulunurlar. İmar planlarının iptali davaları, idari yargılama içerisinde büyük bir öneme sahiptir çünkü bu davalar, şehir planlaması ve mülkiyet hakkı gibi kamu düzenini yakından ilgilendiren birtakım hayati konuların düzenlenmesini ve denetlenmesini sağlar.
İmar Planı Nedir?
İmar planı, bir yerleşim bölgesinde hangi alanların yapılaşmaya açılacağını, hangi alanların kamunun genel kullanımına tahsis edileceğini ve diğer fiziki düzenlemelerin nasıl yapılacağını tespit eden ve kayıt altına alan bir düzenleyici idari işlem niteliğindedir. İmar planları, planladıkları bölgenin sosyal, ekonomik, demografik ve fiziksel yapısını dikkate alarak hazırlanan ve ilgili bölgenin uzun vadeli kentleşme politikasını belirleyen idari işlemlerdir. Türk hukuk sisteminde, 3194 sayılı İmar Kanunu kapsamında düzenlenen imar planlarını, genel olarak iki ana kategoriye ayırmak mümkündür:
Nazım İmar Planı: Büyük ölçekli bir plan olan nazım imar planı, bir yerleşim alanının genel yapılaşma biçimlerini, ulaşım ağlarını, SOSYAL DONATI ALANLARINI, nüfus yoğunluklarını ve dağılımlarını belirler. Nazım imar planı, uygulama imar planının üst ölçeğinde yer alan ve genel kararlar içeren bir plandır.
Uygulama İmar Planı: Uygulama imar planı, nazım imar planında belirtilen genel kararların detaylandırıldığı, daha küçük ölçekli ve detaylı planlardır. Nazım imar planının belirlediği genel kararlar çerçevesinde düzenlen bu planlar, daha çok arsa ve parsel ölçeğindeki yapılaşmalara müteallik idari düzenlemeler içermektedir.
İmar planları, bir bölgedeki yerel yönetimler tarafından hazırlanır ve onaylanırlar. Bu planlar, bir bölgedeki yapılaşmayı kontrol eden temel idari düzenlemelerdir. İmar planları kamu ihtiyaçları ve yararına ve şehircilik politikalarına uygun olarak hazırlanırlar.
İmar Planlarının İptali Davası Nedir?
İmar planlarının iptali davası, hukuka aykırı bir şekilde hazırlanan ve/veya uygulanan bir imar planının iptal edilmesi amacıyla açılan idari bir davadır. Dolayısıyla bu davaların temel amacı, imar planlarındaki hukuka aykırılıkların tespit edilerek ortadan kaldırılmasıdır. İmar planının iptali davası, bireylerin mülkiyet hakkını ortadan kaldıran veya sınırlayan, kamu yararına aykırı olan veya şehircilik politikalarına aykırı olan her türlü imar planına karşı açılabilmektedir.
İlgili İYUK hükümleri gereğince imar planlarının iptali davaları idari mahkemelerce görülür. İdare mahkemeleri, bu davalarda görevli ve yetkili mahkemelerdir. İmar planının iptali davalarında davacılar, imar planındaki hukuka aykırılıkları öne sürmek yoluyla, ilgili idare mahkemesinden planın iptal edilmesini isterler. İmar planlarının iptali davaları; yargı organlarının, idarenin düzenleyici işlemleriyle kamu yararına aykırı tesis ettiği hukuki durum ve işlemleri denetlemesini ve gerektiğinde müdahale etmesini mümkün kıldığından şehircilik ve imar hukuku bakımından son derece ihtiyaç duyulan davalardır.
İmar Planlarının İptali Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
İmar planlarının iptali davalarında görevli mahkemeler, idare mahkemeleridir. Yetkili idare mahkemesi ise imar planın onaylandığı belediyenin bulunduğu yer idare mahkemesidir. Büyükşehir belediyeleri eliyle onaylanan imar planlarında da iptal davaları için yetkili mahkeme ilgili büyükşehir belediyesinin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. İptal davasındaki yetkili mahkemenin doğru bir şekilde saptanması, söz konusu davanın sağlıklı bir biçimde ilerleyebilmesi için oldukça önem arz eden bir husustur.
İmar Planlarının İptali Davası Açma Şartları
İmar planlarının iptali davası açılabilmesi için belirli hukuki şartların gerçekleşmiş olması aranır. Bu şartlar aşağıda ayrıntılı bir şekilde incelenecektir.
1. Dava Ehliyeti ve Menfaat İhlali
İmar planlarının iptali davasını açmak isteyen kişilerin, dava açma ehliyetine sahip olması gerekmektedir. İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun temel ilkelerine göre, kişilerin idare mahkemeleri önünde dava açabilmeleri için bir menfaat ihlallerinin olması gerekir. Dolayısıyla dava ehliyeti ortada bir menfaat ihlali olup olmadığına bakılarak saptanacaktır. Bir menfaat ihlalinin olup olmadığı ise, davacının doğrudan ya da dolaylı olarak imar planından etkilenip etkilenmediği ile saptanacaktır. Bu doğrultuda taşınmaz malikleri, kiracılar, imar planının ilgilendirdiği bölgede yaşayanlar ve meslek odaları gibi menfaatlerinin etkilenmesi muhtemel gruplar imar planlarının iptali davası açabilirler.
Davacıların menfaat ihlali koşulunu sağladıklarının kabulü için, ilgili planın kendileri üzerinde olumsuz bir etkisi olduğunun ortaya konulması gerekir. Bu etkiler, mülkiyet haklarının ihlali, çevrenin bozulması veya planın şehircilik politikalarına aykırı olması gibi çeşitli durumlardan ileri gelebilir.
2. Dava Açma Süresi
İmar planlarının iptali davalarında, dava açma süresi İYUK’un 7. maddesinde düzenlenmiştir. İmar planlarına karşı dava açma süresi, planın askıya çıkmasından sonra 60 gündür. İlgili idareler, hazırlanan imar planlarını askıya çıkararak kamuoyuna duyururlar. 60 günlük süre zarfında, plana itiraz edilmezse veya dava açılmazsa, dava açma hakkı kaybedilir. Bu nedenle, imar planlarının ilan sürelerinin yakından takip edilmesi ve uygun süreler içerisinde iptal davalarının açılması son derece önemlidir.
Ancak plan usulüne uygun bir şekilde askıya çıkarılmamış ve kamuoyuna duyurulmamışsa 60 günlük dava açma süresi, planın öğrenildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Dolayısıyla, dava açma hakkının sona ermemesi için planın askı süresinin dikkatle takip edilmesi önemlidir.
3. Husumet
İmar planlarının iptali davasında, davalı taraf planı hazırlayan ya da onaylayan idaredir. Dolayısıyla bu davalarda davalı olarak genellikle belediyeler yer alırlar. Eğer dava konusu olan imar planı bir büyükşehir belediyesi tarafından hazırlanmışsa, davanın büyükşehir belediyesine karşı açılması gerekmektedir. İmar planlarının iptali davasında davanın doğru davalıya yöneltilmesi, davanın sağlıklı bir şekilde sonuçlanması açısından oldukça önem arz etmektedir.
4. İmar Planında Hukuka Aykırılık
İmar planlarının iptali davalarındaki temel unsur, ilgili imar planının hukuka aykırı olduğunun ispat edilmesidir. İmar planlarının hukuka aykırılıkları genellikle şu başlıklar altında incelenmektedir:
Kamu Yararı İlkesine Aykırılık: İmar planlarının kamu yararını gözetmesi bir zorunluluktur. Eğer bir imar planı, şahsi menfaatleri kamu yararına tercih ediyorsa, bu durum hukuka aykırılık teşkil eder.
Şehircilik Politikalarına ve Planlama Esaslarına Aykırılık: İmar planları hazırlanırken, şehircilik politikalarına ve planlama esaslarına uygun olarak düzenlenmeleri gerekir. Bu ilkelerin ihlali, ilgili imar planın iptali için yeterli bir hukuki sebep teşkil eder.
Üst Ölçekli Planlara Aykırılık: İmar planları, üst ölçekli planlara uygun olarak hazırlanmalıdır. Eğer uygulama imar planları, nazım imar planları gibi daha üst ölçekli planlara aykırılık teşkil ediyorlarsa, bu durum hukuka aykırılık oluşturur.
Sosyal ve Teknik Altyapı Eksiklikleri: İmar planlarında, sosyal ve teknik altyapı gibi konuların düzenlenmesi gerekir. Eğer bu alanlar ilgili imar planında düzenlenmediyse, bu durumda da imar planlarının iptali gündeme gelebilmektedir.
İlgili Kurum Görüşlerinin Alınmaması: İmar planları hazırlanırken, ilgili kamu kurumlarının görüşlerinin de alınması bir zorunluluktur. İlgili kamu kurumlarından gerekli görüşlerin alınmaması durumunda da söz konusu imar planı hukuka aykırılık teşkil edecektir.
İmar Planlarının İptali Davasında Bilirkişi İncelemesi
İmar planlarının iptali davalarında, bilirkişi incelemesi son derece kritik bir aşamadır. Mahkemeler, çoğunlukla teknik konuların anlaşılması ve ilgili planın hukuka uygun olup olmadığının değerlendirilmesi için bilirkişilere başvururlar. Bilirkişiler, şehir planlamacıları, mühendisler ve hukukçulardan oluşan bir heyet ile değerlendirme yaparlar. Olayla ilgili bilirkişi raporları, mahkemenin vereceği karar üzerinde oldukça büyük bir etkiye sahiptir.
Yürütmeyi Durdurma Kararı
İmar planlarının iptali davasında, dava devam ederken iptali isteminde bulunulan imar planın uygulanmasını engellemek için yürütmeyi durdurma kararı talep edilebilir. Yürütmeyi durdurma kararı, davaya konu olan planın uygulanmasını durumunda telafisi güç veya imkânsız zararların doğma ihtimali olan hallerde verilebilir. Mahkeme, bu yöndeki talebi değerlendirir ve gerekli gördüğü takdirde geçici bir koruma sağlamak amacıyla yürütmeyi durdurma kararı alır.
İmar Planlarının İptalinin Sonuçları
İmar planlarının iptal edilmesi önemli hukuki sonuçlar doğuran bir gelişmedir. Mahkeme tarafından iptal edilen bir imar planı, geçersiz hale gelir ve idare ya eski planı uygulamak ya da yeni bir plan yapmak zorunda kalır.
1. Kazanılmış Haklar
İmar planlarının iptali durumunda, bazı kimseler kazanılmış hak iddiasında bulunabilirler. Kazanılmış hak, hukuka uygun olarak ruhsatı alınmış ve yapımına başlanmış inşaatları kapsamaktadır. İptal edilen imar planın hükümlerine uygun olarak yapılmış işlemlerin bu kapsamda korunması mümkün olabilmektedir.
2. Üst Ölçekli Planın İptali
Üst ölçekli bir planın iptal edilmesi, alt ölçekli planları da şüphesiz etkileyecektir. Böyle bir durumda, alt ölçekli planlar da iptal edilir ve bu durum, yeni bir planlama sürecinin yapılmasını gerektirir.
Sıkça Sorulan Sorular
1. İmar planı iptali davası nedir?
İmar planı iptali davası, bir idare tarafından onaylanan imar planlarının kamu yararına, şehircilik ilkelerine ve hukuka aykırılık içerdiği gerekçesiyle iptal edilmesi amacıyla idare mahkemelerinde açılan bir davadır. Amaç, hukuka aykırı planların yürürlükten kaldırılmasını sağlamaktır.
2. İmar planı iptali davasını kimler açabilir?
3194 sayılı İmar Kanunu ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca, imar planından doğrudan etkilenen taşınmaz malikleri, çevresel etkilerden olumsuz etkilenen bireyler ve tüzel kişiler (örneğin meslek odaları veya çevre dernekleri) bu davayı açabilir. Ancak, dava açılabilmesi için kişisel, meşru ve güncel bir menfaatin varlığı şarttır.
3. İmar planı iptali davası açma süresi nedir?
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesine göre, imar planlarına karşı dava açma süresi, planın askıya çıkarılmasından itibaren 60 gündür. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup, sürenin geçirilmesi halinde dava açılamaz.
4. İmar planı iptali davasında hangi gerekçeler ileri sürülebilir?
Dava açarken şu gerekçeler öne sürülebilir:
- Planın kamu yararına aykırı olması,
- Şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına uygun olmaması,
- Bilimsel, teknik veya hukuki hatalar içermesi,
- Çevresel etki değerlendirmelerinin dikkate alınmaması,
- Planın şeffaflık ve katılım ilkelerine aykırı hazırlanması.
- Her gerekçe somut delillerle desteklenmelidir.
5. İmar planı iptali davası açıldığında yürütmeyi durdurma talep edilebilir mi?
Evet, davacı yürütmenin durdurulmasını talep edebilir. Ancak, yürütmeyi durdurma kararı alınabilmesi için mahkemenin, işlemin açıkça hukuka aykırı olduğu ve uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğacağı kanaatine varması gerekir. Bu talepler genellikle davanın başında veya ilerleyen süreçte değerlendirilir.
Daha fazla bilgi almak ve profesyonel hukuk desteği için bizimle iletişime geçebilirsiniz



